Ankara 36. Bölge Adliye Mahkemesi’nin, Cumhuriyet Halk Partisi’nin 38. Olağan Kurultayı’nı iptal eden ve parti yönetimini görevden uzaklaştıran “mutlak butlan” kararına yönelik tepkiler büyüyor.
Türkiye genelindeki 69 baro başkanlığı yayımladıkları ortak bildiride, söz konusu kararı “yargı eliyle siyasal alanı dizayn etme çabası” olarak değerlendirdi.
“Demokratik Anayasal Düzene ve Halk İradesine Yargı Eliyle Müdahale Kabul Edilemez” başlığıyla yayımlanan bildiride, seçim kurullarının denetiminden geçerek kesinleşmiş siyasal iradenin sonradan hükümsüz hale getirilmeye çalışılmasının ciddi sonuçlar doğuracağı ifade edildi.
Barolar ortak açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“Seçim kurullarının denetiminden geçerek kesinleşmiş siyasal iradenin, sonradan adli yargı eliyle hükümsüz hale getirilmeye çalışılması; anayasal kurumlar arasındaki görev dağılımını, hukuk güvenliği ilkesini ve demokratik meşruiyeti zedeleme riski taşımaktadır.”
Ortak bildiride, seçimlerin yönetimi ve denetiminin anayasal olarak Yüksek Seçim Kurulu’nun yetkisinde olduğu vurgulandı.
Barolar, seçim kurullarının onayladığı bir kurultay iradesinin yıllar sonra “mutlak butlan” gerekçesiyle iptal edilmesinin çok partili demokratik sisteme zarar vereceğini savundu.
Barolar açıklamalarında mahkemelerin siyasi rekabete doğrudan etki eden kararlar alırken anayasal hassasiyetle hareket etmesi gerektiğini belirtti.
Açıklamanın devamında:
“Yargının görevi siyasal alanı dizayn etmek değil; hukukun üstünlüğünü, temel hak ve özgürlükleri ve demokratik anayasal düzeni korumaktır.”
ifadelerine yer verildi.
69 baro başkanlığı, seçme ve seçilme hakkının korunması gerektiğini vurgulayarak, yargının siyasal alanı şekillendirme aracına dönüştürülmesine karşı hukuk çerçevesinde mücadele etmeye devam edeceklerini duyurdu.
