GİRESUN – Türkiye gündemi savaş gelişmelerine odaklanmışken, Giresun’u yakından ilgilendiren önemli bir kararın sessiz sedasız yürürlüğe girdiği iddia edildi.
Dereli Doğa ve Yaşam Derneği Sözcüsü İbrahim Türk, 14 Mart 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 11063 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Giresun’un yaklaşık yüzde 85’inin maden sahası kapsamına alındığını öne sürdü.
Türk, söz konusu kararın Giresun’daki tüm ilçeleri kapsayan ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirterek açıklamalarda bulundu.
Giresun’un büyük bölümünün maden faaliyetleri açısından ruhsatlandırıldığını iddia eden Türk, şu ifadeleri kullandı:
“Bugün Giresun’un istisnasız tüm ilçelerinde ya bir maden işletmesi ya da bir arama ruhsatı bulunuyor. Bu durum ilimizin büyük bölümünün maden şirketlerinin kullanımına açıldığı anlamına geliyor.”
Açıklamada özellikle Dereli hattındaki Eğrianbar, Meşeliyatak, Yeşiltepe, Yıldız, Sütlüce ve Bahçeli bölgelerinde bulunan su kaynaklarının maden sahaları içinde kaldığı ifade edildi.
Dernek yetkilileri, bu durumun ilerleyen süreçte su kaynakları açısından risk oluşturabileceğini savundu.
Türk, Giresun ekonomisinin temelinin fındık üretimi, hayvancılık ve arıcılık olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmeyi yaptı:
“Devletimize kalıcı katkıyı sağlayan üretici köylüdür. Geçici maden projeleri yerine tarım ve üretim desteklenmelidir.”
Yeni düzenlemeyle suyun “stratejik kaynak” olarak değerlendirilmesi halinde kullanım önceliğinin maden projelerine verilebileceği yönünde kaygı dile getirildi.
Dernek yetkilileri, bu durumun özellikle tarım ve içme suyu kaynakları açısından dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Açıklamada ayrıca bazı bölgelerde orman kesimleri ve maden sondaj çalışmalarının başladığı iddia edildi.
Özellikle Aksu Çayı havzası ve yayla yolları güzergâhındaki su kaynaklarının risk altında olabileceği ileri sürüldü.
Dereli Doğa ve Yaşam Derneği, çevre hakkına dikkat çekerek konuyla ilgili hukuki süreç başlatacaklarını açıkladı.
Dernek sözcüsü İbrahim Türk, şunları söyledi:
“Anayasa’nın 56. maddesi sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını güvence altına alıyor. Giresun’un doğal varlıklarını korumak için hukuki mücadelemizi sürdüreceğiz.”